Filmde ana ve yan karakterler açısından şahane bir cast var, siz karakter tasarım imajlarını nasıl ortaya çıkardınız? Her bir karakter için en öne çıkan başlıkları kısa kısa aktarmanızı istesek…

Sinemada oyuncunun rolüne göre karakteri şekillendirmek çok önemlidir. Mesela Cingoz Recai karakteri aslında tüm karakterlerin bir özetidir. Çünkü bulunduğu duruma göre şekil ve davranış değiştiren bir role sahiptir.

Senaryodan çıkarttığım Jargon, Tavır ve Karakter analizlerine yoğunlaşıp işin içine kimlik, sanat ve bilgi katarak devam ettim.

Ben aslında karakterleri ortaya çıkartırken sanat tarihinden beslendim. Etkilenmemin altında tamamen sanatsal kuramlar yatıyor.

Bir karakter kendini dışa vurur, tıpkı Edvard Munch gibi. Bir karakter kendini olduğu gibi gösterir tıpkı Rönesans ve yansıtma kuramı eserleri gibi… Bu durumda Cingöz Recai sürreal bir karakter olarak tanımlanabilir.

 

Birçok proje türünde, filminde de Cinayet dizisinden de aşinayız isminize. Polisiye film ya da dizilerde sanat yönetimi açısından farklılıklar, zorluklar, kolaylıklardan söz etmenizi istesek…

Bir mahalle komedisi ya da tek bir ev içinde geçen kadın draması ya da sitkom olmadığı için polisiye, emek yoğun bir efor gerektirir. Sürekli değişik mekanları, hikayenin ruhuna uygun bir şekilde yeniden tasarlamak ve bunu Türkiye gibi her hafta bir bölüm yetiştirilmek zorunda kalınan, zamanla karşı yarışılan bir sektörde, iyi bir şekilde yapmaya çalışmak inanın çok zor bir iş. Bunu sadece Genel sanat yönetimi anlamında söylemiyorum, bir film tasarımının senaryo, prodüksiyon, reji, vs, her ayağında bu böyle, dışarıdan göründüğü gibi değil, sektörde arkadaşlarımız sette yaşadıkları kaza ve ölümlerle üçüncü sayfa haberlerine düşmeye başladı. Ben yine kolaylık demek istersem, yapımcımız Hayri Aslan, onunla çalışmak inanın bu işin en kolay tarafı.

Ama mesela şöyle bir örnek vereyim. Sanat yönetimi bilgi, yetenek ve daha önemlisi karakterle empati yeteneği gerektirir. Mesela bir hırsız, bir sahtekar tasarlıyorsanız onun gibi düşünmelisiniz ve onun yöntemlerini bilmelisiniz de… Mesela şöyle bir örnek vereyim, kimlik üzerindeki soğuk mührün hamur silgiyle kalıbını alıp, sonra bunu alçıyla yeniden kalıplayıp bu kalıbın üzerine de annesinin nazar için döktüğü kurşunu kaynatarak saf bir kalıp yaratmalı ve başka bir isimle yeni bir kimlik yaratabilmelisiniz. Arada babadan aşırılan fişek kalıplarıyla yaratılan pres yapma yöntemini anlatmayayım ki, polisle başımız belaya girmesin. J

Polisiyeye okur ve izleyici olarak ilginiz var mı? Roman, dizi ve film önerilerinizi alabiliriz…

Tür olarak film noir zaten severim, özellikle 60lara kadarki yapılan Amerikan polisiyelerine, kara filmlerine bayılırım. Dönüp dönüp izlerim, romanlarını okurum.

Orson welles, billy wilder ,otto preminger beğendiğim yönetmenlerdir.

Türkiye polisiyesinden Celil Oker, ilk aklıma gelen ve herkesin okumasını salık vereceğim önemli bir isim. Osman Aysu, Cenk Eden gibi isimleri de sayabilirim. Aklıma gelmeyenler de kusura bakmasınlar. Bu arada hayranları bana kızacak ama Behzat Ç.dizisinin, kitapların altında kaldığını düşünüyorum.

The wire on numara polisiye dizi.

LA Confidantial nefis bir film noir.

 

Böyle yani.

 

 

 

Önceki İçerikMÜZİK KLİBİ
Sonraki İçerikDRAMA YAPISI
''Hayat çok oyunculu bir oyundur,bu yüzden her bir aşaması farklı bir sen ister'' Hayat oyununda ve sonraki her sahnede, farklı rollerde, farklı oyuncularla oynayacağımı ve yeni zorluklarla karşılaşacağımı bir çok kez öğrendim. Salt gerçek, İhtiyaç duyduğum şeyin, girmeye korktuğum mağarada yattığıydı, Değişim ve dönüşüm ancak bu şekilde oluyordu. Gönüllü yada gönülsüz girdiğim bu mağaralarda edindiğim tecrübe ve yeteneklerimi sizinle paylaşıyorum ve paylaşmaya devam edeceğim.